Ofis mobilyalarında tercihler kuşaktan kuşağa farklılaşabilir. 1980 yılından önce doğan kişilerin ofis tercihleri ile 1980- 2000 yılları arasında doğan çalışanların ofislerinde aradıkları, tercih ettikleri ve sevdikleri şeyler bambaşka olabilir. Son değerlendirmelere göre 2020 yılında dünya iş gücünün %35'i X kuşağı, %35'i Y Kuşağı, %24'ü Z kuşağı ve %6'lık küçük bir bölümü de Baby Boomer kuşağı mensuplarından oluşacak.

Uluslararası şirketlerin çoğu ofis ortamlarını, Y kuşağının beklentilerine göre dizayn etmeye çoktan başladı bile. Bunun sonucunda da ofislerde yapılan işlerin kalitesi ve verimi arttı. Hadi gelin Y kuşağının ofislerde ve ofis mobilyalarında tercih ettikleri noktalara bakalım.

Ofislerde Ev Hissi!

Y kuşağı X kuşağından biraz daha farklı. X kuşağı ofislerde klasik tasrımlarla gayet mutluyken Y kuşağı öncelikle rahatlıklarını önemsiyor. Çalışırken dinlenebilecekleri, omurga ve kas sistemlerini uygun, ofis arkadaşlarıyla sohbet edebilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve aynı zamanda kişiselleştirebilecekleri ofis mobilyaları Y kuşağı çalışanlarını cezbediyor. Bu durumda ofis mobilyalarında X kuşağının favorileri olan deri, siyah ve koyu kahverengi tasarımlarının yerine Y kuşağının hoşuna gidecek ahşap detaylar, retro tasarımlar, kapitone dikiş detaylar, yumuşak dokusuyla keçe kumaşlar, soft ve canlı renklerin tercih edilebilir.

Hiyerarşiden Uzak Tasarımlar!

2000'li yıllara kadar iş yaşamında daha çok hiyerarşik düzenin oluşturduğu dikey iletişim modeli yaygındı. Ancak yaklaşık on yıldır ofislerde yatay iletişimin hakim olduğu daha yalın ve esnek bir şirket organizasyonu görülmeye başladı. Y kuşağının karakteri ve doğası gereği gelişen bu modelde bütün çalışanlar, yaptıkları işte anlam bulacağı, çalışma tatmininin, kreatifliğin ve katkının en üst düzeye çıkacağı; insanların bireysel renklerini ortaya koyabilecekleri bir alanı paylaşmayı tercih ediyor. Daha yenilikçi ofis tasarımları ve kişisel alanlar önemli olmaya başladı.

Sosyal Alanlar!

Y kuşağı zamanının değerli olduğunu düşünen bir kuşak. Tüm gününü bir sandalyede geçirmek ve zamanının öldüğünü düşünmek hiç ona göre değil. Ayrıca motivasyonunu, yaratıcılılığını arttıracak bir ofis ortamında çalışmanın da başarısını katlayacağından şüphesi yok. Bu nedenle Y kuşağı çalışanları çalıştıkları ofislerde spor alanlarının, oyun odalarının, cafe , mini mutfak-bar alanlarının, stres atabilecekleri aktivite alanlarının olmasını tercih ediyor. Ayrıca ofis ortamının çalışan psikolojisine etkisini gösteren araştırmalar da ofislerin modern, rahat ve donanımlı ofisler olmasının yanı sıra çalışanların gün içerisinde rahatlamaları, keyif alanları için farklı alternatiflerle donanmış olması gerektiğinin altını çiziyor.

Omurga Dostu Mobilyalar!

Y kuşağı kendi sağlığının bilince olan bir kuşak. Tüm gün saatlerce konforsuz ve sağlıklıksız bir sandalyede oturmanın kendi performansını ve sağlığını olumsuz etkileyeceğinin bilincinde. Bu nedenle çalıştıkları ofislerdeki mobilyaların omurga, kas ve iskelet sistemi sağlığı için özenle dizayn edilmiş olmasını önemsemektedir. İş verenler için de bu çok önemli bir detaydır. Zira sağlıklıksız ofis mobilyaları bir süre sonra çalışanlarda performans düşüklüğüne, bel, sırt ve omuz ağrılarına yok açacaktır.

Sürdürülebilir ve Doğa Dostu!

Kendi sağlıklarını düşündükleri kadar doğanın da geleceği konusunda oldukça duyarlıdır Y kuşağı çalışanları. Artan çevresel problemler ve tükenen kaynaklar çalışanları da uzun vadede bir şekilde etkilediğinden çevre dostu mobilyaların tercih edilmesi önemlidir. Sürdürülebilir ve doğa dostu ofis mobilyalar konusunda kullanılan ahşap ve yan ürünler detaylı incelenmelidir. Üretimde kullanılan kullanılan zararlı malzemelerin olmaması önemlidir. Bunun yanı sıra çevre-dostu mobilya tasarım yaklaşımı için her ahşap türü uygun değildir. Özellikle mobilya tasarımında kullanılan ahşap malzemelerin çabuk yetişebilen, geri-dönüşümü kolay ve kolay biçimlendirilen özelliklerde olmalarının yanı sıra, kütük, ahşap atıkları, ahşap lifleri gibi malzemelerinde tasarımda değerlendirilmesi söz konusudur.